Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Terekenin Tespiti Davası Nedir? Şartları, Mahkemesi, Süreci ve Sonuçları

Hukuk alanındaki önemli makale, rapor ve bültenlere bu sayfadan ulaşabilirsiniz. Güncel yasal gelişmeleri ve uzman analizlerini inceleyin.

Terekenin Tespiti Davası Nedir? Şartları, Mahkemesi, Süreci ve Sonuçları

Terekenin Tespiti Davası Nedir? Şartları, Mahkemesi, Süreci ve Sonuçları

7 Görüntüleme 24 Şubat 2026, 13:54

Miras bırakanın vefatından sonra geride kalan malvarlığının tam olarak bilinmemesi, borçların kapsamının belirsiz olması veya bazı mirasçıların mal kaçırma ihtimali bulunması hâlinde en önemli hukuki başvuru yollarından biri terekenin tespiti davasıdır.

Bu dava ile amaç; miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu aktif ve pasif malvarlığının mahkeme eliyle tespit edilmesi, gerektiğinde korunması ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesidir. Türk Medeni Kanunu’nda mirasın ölümle birlikte mirasçılara külli halefiyet yoluyla geçtiği düzenlenmiş olmakla birlikte, mirasçıların murisin tüm hak ve borçlarını fiilen bilmesi her zaman mümkün değildir (TMK m. 599).

Bu yazıda;tereke kavramı,aktif/pasif ayrımı,terekenin tespiti davasının niteliği,görevli ve yetkili mahkeme,yargılama süreci,harç ve masraflar,uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalardetaylı ancak sade bir dille açıklanmıştır.


Tereke Nedir?

Tereke (miras/bırakı), miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu ve mirasçılara geçebilen:mal,hak,alacak,borçlarbütünüdür.

TMK m. 599 uyarınca mirasçılar, kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını ve zilyetliğini doğrudan doğruya kazanırlar. Bu ilke uygulamada külli intikal (külli halefiyet) olarak adlandırılır.

Külli intikal ne anlama gelir?

Miras bırakanın intikali mümkün hak ve borçları, kural olarak:ayrıca devir işlemi yapılmaksızın,mirasçıların ayrıca kabul beyanı aranmaksızın (reddi miras halleri saklı),kanun gereği kendiliğindenmirasçılara geçer. Ancak uygulamada mirasçıların murisin tüm malvarlığını ve borçlarını bilmemesi çok yaygındır. İşte bu noktada terekenin tespiti önem kazanır.


Terekenin Aktifi Nedir?

Terekenin aktif kısmı, murisin ölüm anında mevcut olan ve mirasçılara intikali mümkün malvarlığı değerlerinden oluşur.

Örneğin:para ve banka mevduatları,taşınır mallar,taşınmazlar,alacak hakları,işletme varlıkları,ekonomik değeri olan diğer malvarlığı hakları.

Aktif hesaplamasında temel ilke, miras bırakanın ölüm tarihindeki değerlerin esas alınmasıdır (TMK m. 575 ve m. 507 sistematiği bakımından). Ölüm tarihinden sonra meydana gelen değer artışı veya azalışı kural olarak tereke hesabında esas alınmaz.

Terekeye dahil edilmeyen bazı değerler (aktif bakımından istisnalar)

Her mal veya hak terekeye girmez. Özellikle niteliği gereği kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar terekeye intikal etmez.

Uygulamada en sık örnekler:intifa hakkı,sükna (oturma) hakkı,kişiye sıkı sıkıya bağlı bazı alacak ve talepler.

Buna karşılık, murisin malvarlığına ilişkin ve intikali mümkün alacaklar ile ekonomik değeri olan haklar kural olarak terekeye dahildir.


Terekenin Pasifi Nedir?

Terekenin pasif kısmı, murisin borçları ve tereke ile ilgili zorunlu giderlerden oluşur.

TMK m. 507/2’ye göre hesaplama yapılırken özellikle şu kalemler dikkate alınır:mirasbırakanın borçları,cenaze giderleri,terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri,murisle birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri. Bu nedenle tereke hesabı yalnızca “eldeki mallar” üzerinden değil, borç ve masraf unsurları da düşülerek değerlendirilmelidir.


Terekenin Tespiti Davası Nedir?

Terekenin tespiti davası, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin aktif ve pasifinin mahkeme eliyle tespit edilmesini amaçlayan, uygulamada çoğunlukla tespit/delil tespiti niteliği taşıyan çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilen bir başvurudur. Bu nitelik, uygulama kaynaklarında ve yargısal değerlendirmelerde de bu şekilde ele alınmaktadır.

Bu dava neden açılır?

Terekenin tespiti davası genellikle iki temel sebeple açılır:

1) Mirasın kapsamı bilinmiyorsa

Mirasçılar:murisin tüm malvarlığını,borçlarını,alacaklarını,banka hesaplarını,ticari ilişkilerinitam olarak bilmiyor olabilir. Bu durumda terekenin tespiti, hak kaybını önleyen temel araçtır.

2) Terekenin korunması gerekiyorsa

Bazı mirasçıların:mal kaçırma,saklama,satış/devir yapma,tereke mallarını tek başına kullanma ihtimali varsa, TMK m. 589 kapsamında sulh hâkimi tereke mallarının korunmasına yönelik önlemler alabilir. TMK m. 589, sulh hâkiminin istem üzerine veya re’sen gerekli koruma önlemlerini alacağını açıkça düzenler.


Terekenin Tespiti Davasının Hukuki Niteliği

Uygulamada sık karıştırılan bir nokta şudur:

Terekenin tespiti davası, mirasın paylaşımını yapan bir dava değildir.

Bu dava ile:mirasın içeriği belirlenir,gerekiyorsa korunur,resmi kayda geçirilir.

Ancak mirasın nasıl paylaşılacağına ilişkin hüküm verilmez. Paylaşım için gerekirse ayrıca:ortaklığın giderilmesi,taksim,tenkis,denkleştirme,istihkak vb.uygun dava yollarına başvurulması gerekir.


Terekeye Dahil Edilmeyen Haklar ve Önemli İstisnalar

Terekeye dahil olmayan haklar konusunda uygulamada en çok hata yapılan alan, “kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar”dır.

Genel çerçevede aşağıdaki haklar doğrudan terekeye intikal etmez:intifa hakkısükna (oturma) hakkıkişisel irtifakların bir kısmıgeleceğe ilişkin nafaka alacağı / nafaka yükümlülüğü (ölümle sona eren kısım)kişiye sıkı sıkıya bağlı aile hukuku hakları (istisnalar saklı)

Önemli ayrım; Bir hakkın bizzat kendisi mirasa geçmese bile, ondan doğan bazı malvarlığı talepleri (örneğin koşulları varsa maddi tazminat alacağı) mirasçılara geçebilir. Bu nedenle dosya bazında ayrım yapmak gerekir.


Terekenin Tespiti Davasını Kim Açabilir?

Terekenin tespiti davası:mirasçılardan herhangi biri tarafından,tüm mirasçılar birlikte,gerekiyorsa tereke temsilcisi aracılığıyla açılabilir.

Uygulamada bu dava çoğunlukla hasımsız açılır; çünkü çekişmesiz yargı niteliği ağır basar. Bir mirasçının açtığı dava sonucunda yapılacak tespit, kural olarak tüm mirasçılar bakımından sonuç doğuracak şekilde terekenin belirlenmesine hizmet eder. Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu yönündeki uygulama ve HMK m. 383 bağlantısı çeşitli kaynaklarda da aynı şekilde aktarılmaktadır.


Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme

Terekenin tespiti işleri, çekişmesiz yargı niteliği nedeniyle kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi görev alanındadır (HMK m. 383 çerçevesinde uygulama).

Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme, kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Uygulama kaynaklarında bu yetki kuralı HMK m. 11 ile birlikte belirtilmektedir.


Terekenin Tespiti Davasında Mahkeme Terekeyi Nasıl Tespit Eder?

Mahkeme, mirasçı beyanlarıyla yetinmez; gerekli gördüğü tüm kurumlara müzekkere yazarak murisin ölüm tarihi itibarıyla hak ve borçlarını araştırır.

Uygulamada sık yazılan müzekkereler

  • Tapu Müdürlüğü, Bankalar / Türkiye Bankalar Birliği sistem, Vergi dairesi / Gelir İdaresi,Trafik tescil,Ticaret sicili,Gerekirse belediye / ruhsat birimleri,Diğer resmi kurumlar,Gerekirse keşif ve bilirkişi

  • Özellikle:işletme, dükkan/depo,çok sayıda taşınır,değer tespiti gereken mallar varsa keşif ve bilirkişi incelemesi yapılabilir. Mahkeme, toplanan bilgi-belgelere göre terekenin aktif ve pasifini belirlemeye çalışır.


Terekenin Tespitinde Hangi Tarihteki Değerler Esas Alınır?

Temel ilke: mirasbırakanın ölüm tarihi.

TMK m. 575’e göre miras ölümle açılır; TMK m. 507 sistematiği bakımından da terekenin ve tasarruf edilebilir kısmın hesaplanmasında ölüm günündeki durum/değerler esas alınır. Bu nedenle:

  • taşınmazlar → ölüm tarihindeki rayiç değere göre,

  • taşınırlar → ölüm tarihindeki piyasa değeri üzerinden,

  • alacaklar → ölüm anındaki mevcut değer esas alınarak değerlendirilir. Ölümden sonra meydana gelen olağan değer değişimleri kural olarak tereke hesabında belirleyici değildir.


Terekenin Tespiti Davasında Süre Var mı?

Terekenin tespiti davası için genel olarak özel bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi öngörülmüş değildir. Ancak uygulamada her dava gibi burada da hukuki yararın devam etmesi aranır.

Dava ne kadar sürer?

Kesin süre vermek mümkün değildir. Süreyi etkileyen başlıca unsurlar:mahkemenin iş yoğunluğu,müzekkere cevaplarının gelme hızı,keşif/bilirkişi gerekip gerekmediği,terekenin kapsamının genişliği,tarafların usul işlemleri.Bu nedenle süre, dosyanın niteliğine göre ciddi ölçüde değişebilir.


Terekenin Tespiti Davasında Yargılama Süreci

Genel akış çoğu dosyada şu şekildedir:

  1. Başvuru / dava dilekçesiMuris bilgileri,Mirasçılık durumu,Bilinen tereke kalemleri,Koruma talebi (varsa)

  2. Mahkemenin ön incelemesi,Gerekli görülen kurumlara müzekkere

  3. Bilgi-belge toplama; Tapu, banka, SGK, vergi vb. cevaplar

  4. Keşif / bilirkişi (gerekirse); Özellikle taşınır/işletme/değer tespitinde

  5. Aktif-pasif değerlendirmesi ; Terekenin kapsamı belirlenir

  6. Tespit kararı / koruma tedbirleri; Dosyanın niteliğine göre mühürleme, yazım, yönetim vb. talepler de gündeme gelebilir (TMK m. 589).


Terekenin Tespiti Davasının Sonuçları Nelerdir?

Burada çok önemli bir ayrımı netleştirelim:

Bu dava neyi sağlar?

  • Terekenin kapsamının belirlenmesini

  • Aktif ve pasifin tespitini

  • Delil güvenliğini

  • Gerekirse terekenin korunmasına ilişkin tedbirleri

  • Sonraki miras davaları için sağlam bir zemin

Bu dava neyi doğrudan sağlamaz?

  • Mirasın kesin paylaşımını

  • Pay oranlarının fiilen dağıtılmasını

  • Tüm alacak/borç uyuşmazlıklarının nihai çözümünü

Yani terekenin tespiti davası çoğu zaman “altyapı davası” niteliğindedir; paylaşım ve diğer çekişmeli talepler için ayrı davalar gerekebilir.


Terekenin Tespiti Davası Harç ve Masrafları

Uygulamada terekenin tespiti davası çoğunlukla maktu harca tabi işler kapsamında değerlendirilir. Ancak asıl mali yük çoğu dosyada şu kalemlerden doğar:

  • tebligat giderleri,

  • müzekkere masrafları,

  • keşif gideri,

  • bilirkişi ücreti,

  • gerekiyorsa muhafaza/tespit giderleri.

TMK m. 589 sistematiğinde koruma önlemlerine ilişkin giderlerin, ileride terekeden alınmak üzere başvuran tarafından karşılanması; bazı hallerde re’sen karar verilmişse devletçe karşılanması öngörülmektedir.

 

Makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki destek için iletişime geçiniz.