Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

KAMU KURUMLARI ALEYHİNE İCRA TAKİBİ

Hukuk alanındaki önemli makale, rapor ve bültenlere bu sayfadan ulaşabilirsiniz. Güncel yasal gelişmeleri ve uzman analizlerini inceleyin.

KAMU KURUMLARI ALEYHİNE İCRA TAKİBİ

KAMU KURUMLARI ALEYHİNE İCRA TAKİBİ

8 Görüntüleme 04 Şubat 2026, 09:06

Türk hukukunda kamu kurumlarının cebri icra süreçlerine tabi tutulması, kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi ile bireylerin mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğü arasında hassas bir denge gerektirmektedir. Devlet mallarının haczedilemezliği ilkesi, kamu düzeninin korunması amacıyla kabul edilmiş olmakla birlikte, bu korumanın alacaklının alacağını tahsil etmesini fiilen imkânsız kılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu çalışma, kamu kurumlarına karşı yürütülen icra takiplerinin hukuki rejimini, haczedilemezlik sınırlarını, belediyelerin özel konumunu, idari yargı kararlarının icrasını ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ışığında denge sorununu incelemektedir.


Giriş

Kamu tüzel kişilerinin borçlu sıfatıyla icra takibine konu edilmesi, hukuk devleti anlayışının doğal bir sonucudur. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Ancak idarenin mali sorumluluğunun cebri icra yoluyla yerine getirilmesi, özel hukuk borçlularına kıyasla farklı ve sınırlı bir hukuki rejime tabi tutulmuştur.

Bu durum, bir taraftan kamu hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesini amaçlarken, diğer taraftan alacaklıların mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim güvenceleri bakımından önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir.


Kamu Kurumlarına Karşı İcra Takibinin Hukuki Niteliği

Kamu kurumlarının borçlu olduğu durumlarda uygulanacak takip yolu, alacağın niteliğine göre belirlenmektedir. İdarenin özel hukuktan kaynaklanan borçları bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri uygulanmaktadır.

Bu bağlamda temel ayrım, takibin ilamlı ya da ilamsız olmasıdır:

  • İlamlı icra, yargı kararının zorla yerine getirilmesini içerdiğinden Anayasa’nın 138. maddesi kapsamında idarenin direnme alanını ciddi biçimde sınırlar.

  • İlamsız icra ise idarenin itirazı ile kolaylıkla durdurulabilen, alacaklı açısından daha kırılgan bir mekanizmadır.


Devlet Mallarının Haczedilemezliği İlkesi

İcra hukukunda kamu kurumlarına karşı en kritik aşama haciz sürecidir. İİK m. 82/1 uyarınca devlet malları haczedilemez. Bu kural kamu düzenine ilişkin olup, kamu hizmetinin aksamaması ve devletin egemenlik fonksiyonlarının korunması amacına yöneliktir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile birlikte hangi kurumların mallarının devlet malı sayılacağı netleşmiştir. Genel bütçeli ve özel bütçeli idarelerin malvarlığı mutlak haczedilemezlik koruması altındadır.

Buna karşılık belediyeler ve il özel idareleri, bu kapsamda mutlak korumadan yararlanmamaktadır.


Belediyelerin İcra Hukukundaki Özel Konumu

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, belediyeler için sınırlı haczedilemezlik rejimi öngörmektedir. Buna göre:

Haczedilemeyen Belediye Malları

  • Kamu hizmetinde fiilen kullanılan mallar

  • Vergi, resim ve harç gelirleri

  • Şarta bağlı bağışlar

  • Proje karşılığı elde edilen gelirler

Haczedilebilen Belediye Malları

  • Ticari gelirler

  • Kira ve satış gelirleri

  • Boş taşınmazlar

  • Özel hukuk hükümlerine göre işletilen tesis gelirleri

Yargıtay içtihatları uyarınca, haczedilemezlik için yalnızca tahsis kararı değil, fiili kullanım şarttır.


Banka Hesapları ve “Havuz Hesabı” Sorunu

Belediyelerin haczedilebilir ve haczedilemez gelirleri tek hesapta toplaması, uygulamada önemli ihtilaflara yol açmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, belediye bu gelirleri ayrıştırmayarak karıştırmışsa, haczedilmezlikten feragat etmiş sayılmaktadır. Bu durumda hesabın tamamı hacze konu olabilir.


İdari Yargı Kararlarının İcrası (İYUK m. 28)

İdare, idari yargı kararlarını tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirmek zorundadır. Bu süre içinde kararın uygulanmaması:

  • Hukuki sorumluluk

  • Tazminat yükümlülüğü

  • Kamu görevlileri bakımından cezai sorumluluk

doğurabilmektedir.

Parasal alacaklarda ödeme yapılmazsa, 30 günün sonunda ilamlı icra yoluna başvurulabilir.


Mülkiyet Hakkı Perspektifi ve Uluslararası İçtihat

Kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı alacak, Anayasa m. 35 kapsamında mülkiyet hakkı olarak kabul edilmektedir.

AİHM ve AYM Yaklaşımı

  • Ödenek yetersizliği, kararın uygulanmaması için geçerli mazeret değildir.

  • AİHM’in Akkuş / Türkiye kararı, devletin gecikmeli ödeme nedeniyle alacağı değersizleştirmesini mülkiyet hakkı ihlali saymıştır.

  • Kamu yararı gerekçesiyle getirilen haczedilemezlik düzenlemeleri ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır.


Özel Statülü Kurumlar ve KİT’ler

  • SGK ve BDDK malları özel kanun gereği devlet malı hükmündedir ve haczedilemez.

  • KİT’ler ve İktisadi Devlet Teşekkülleri, ticari faaliyet yürüttüklerinden kural olarak haczedilebilir.

  • Köy tüzel kişiliğinin orta malları, devlet malı gibi korunmaktadır.


Zamanaşımı ve Alacakların Takibi

  • İlamlı alacaklarda zamanaşımı süresi 10 yıl

  • İdari kararların uygulanmamasına dayalı tazminat taleplerinde süreler daha kısadır

  • Faiz ve fer’iler de bu süre kapsamına dahildir


Sonuç

Kamu kurumlarının icra hukukuna tabi tutulması, egemen devlet anlayışından hesap verebilir idare anlayışına geçişin önemli bir göstergesidir. Devlet mallarının haczedilemezliği kamu hizmetinin korunması açısından meşru bir araçtır; ancak bu koruma, alacaklının mülkiyet hakkını fiilen ortadan kaldıracak ölçüde geniş yorumlanmamalıdır.

Gelecekte yapılacak mevzuat reformlarında, kamu hizmetinin sürekliliği ile bireyin alacağına erişimi arasında daha dengeli, ölçülü ve insan hakları odaklı bir modelin geliştirilmesi kaçınılmaz görünmektedir.

 

Makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki destek için iletişime geçiniz.