Hükmün Tavzihi ve Hükmün Tamamlanması (HMK 305 – 305/A)
Hükmün Tavzihi ve Hükmün Tamamlanması (HMK m.305 ve 305/A)
Giriş
Hukuk yargılamasının temel amacı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kesin ve uygulanabilir bir mahkeme kararı ile çözüme kavuşturmaktır. Ancak uygulamada mahkeme kararlarının her zaman açık ve infaz edilebilir nitelikte olmadığı görülmektedir. Kararın yeterince açık olmaması, hüküm fıkraları arasında çelişki bulunması veya yargılama sırasında ileri sürülen bazı talepler hakkında mahkeme tarafından karar verilmemiş olması gibi durumlar, kararın uygulanması aşamasında çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.
Bu tür durumlarda, yargılamanın yeniden yapılmasına gerek kalmaksızın mahkeme kararındaki belirsizlik veya eksikliklerin giderilebilmesi amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda bazı özel kurumlar düzenlenmiştir. Bunların başında hükmün tavzihi ve hükmün tamamlanması gelmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinde hükmün tavzihi, 305/A maddesinde ise hükmün tamamlanması düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin amacı, mahkeme kararlarının daha açık ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlayarak usul ekonomisini temin etmektir.
Hükmün Tavzihi (HMK m.305)
Hükmün tavzihi, mahkeme kararının yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt doğurması veya hüküm fıkraları arasında çelişki bulunması durumlarında kararın açıklanması veya söz konusu tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla başvurulan bir hukuki yoldur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesine göre hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını isteyebilir.
Tavzih kurumu, mahkemenin vermiş olduğu hükmün anlamını açıklığa kavuşturmayı amaçlar. Bu yönüyle tavzih, yeni bir karar verilmesi veya mevcut kararın değiştirilmesi anlamına gelmez. Hakim tavzih yoluyla yalnızca verdiği kararın gerçek anlamını ortaya koyar ve kararın nasıl anlaşılması gerektiğini açıklar. Dolayısıyla tavzih, hükmün yorumlanmasına yönelik bir işlemdir.
Bu kurumun uygulanabilmesi için öncelikle hükmün açık olmaması veya uygulanması sırasında tereddüt doğurması gerekir. Örneğin mahkeme kararında taşınmazın sınırlarının açık şekilde belirtilmemesi, borç miktarının tereddüt yaratacak biçimde yazılması ya da hüküm fıkraları arasında çelişki bulunması durumlarında tavzih talep edilebilir. Bu tür durumlar özellikle kararın icra edilmesi aşamasında ortaya çıkmakta ve uygulamada önemli sorunlara yol açmaktadır.
Ancak tavzih kurumunun sınırları kanun tarafından açık şekilde belirlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Başka bir ifadeyle tavzih yolu ile hükmün özü değiştirilemez. Mahkeme tavzih kararı verirken yeni bir hak veya borç yaratamaz, mevcut hükmü değiştiremez ve hükme yeni unsurlar ekleyemez.
Yargıtay da kararlarında bu hususu açık şekilde vurgulamaktadır. Nitekim Yargıtay’a göre tavzih kurumu, hükmü değiştirme veya yeniden hüküm kurma aracı değildir. Tavzih yalnızca hükmün anlaşılmasını sağlamak amacıyla kullanılabilir. Bu nedenle hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların veya yüklenen borçların değiştirilmesi sonucunu doğuracak bir tavzih kararı hukuka aykırı kabul edilmektedir.
Hükmün Tamamlanması (HMK m.305/A)
Hükmün tamamlanması, mahkemenin yargılama sırasında ileri sürülen bir talep hakkında karar vermeyi unutması durumunda başvurulan bir hukuki yoldur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 7251 sayılı Kanun ile eklenen 305/A maddesi, uygulamada sıkça karşılaşılan bu sorunu gidermek amacıyla getirilmiştir.
Kanuna göre taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmemiş hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Bu durumda mahkeme, eksik kalan talep hakkında ek bir karar verir ve böylece hüküm tamamlanmış olur.
Hükmün tamamlanması kurumunun uygulanabilmesi için öncelikle ortada bir nihai karar bulunması gerekir. Ara kararlar bakımından hükmün tamamlanması yoluna başvurulması mümkün değildir. Bunun yanında mahkemenin taraflarca ileri sürülen taleplerden biri hakkında tamamen veya kısmen karar vermemiş olması gerekir. Mahkemenin bilinçli olarak reddettiği bir talep hakkında tamamlanma yoluna başvurulamaz. Bu kurum yalnızca mahkemenin sehven karar vermeyi unuttuğu durumlarda uygulanabilir.
Hükmün tamamlanması talebi, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süre geçtikten sonra hükmün tamamlanması talebinde bulunulamaz.
Uygulamada özellikle faiz talepleri, vekalet ücreti veya yargılama giderleri hakkında karar verilmemesi durumlarında hükmün tamamlanması yoluna başvurulmaktadır. Örneğin mahkeme ana para alacağı hakkında karar verdiği halde faiz hakkında hüküm kurmamışsa taraflar hükmün tamamlanmasını talep ederek bu eksikliğin giderilmesini isteyebilir.
Yargıtay içtihatlarında da hükmün tamamlanması kurumunun yalnızca hakkında karar verilmemiş talepler bakımından uygulanabileceği belirtilmektedir. Bu kurum, hatalı kararların düzeltilmesi veya yeni talepler ileri sürülmesi amacıyla kullanılamaz. Başka bir ifadeyle hükmün tamamlanması, yeni bir dava veya yeniden yargılama yolu değildir; yalnızca eksik kalan hüküm kısmını tamamlamaya yöneliktir.
Tavzih, Tamamlama ve Tashih Arasındaki Fark
Uygulamada hükmün tavzihi, hükmün tamamlanması ve hükmün tashihi kavramlarının zaman zaman birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Oysa bu üç kurum farklı amaçlara hizmet etmektedir.
Hükmün tavzihi, hükmün açık olmaması veya çelişkili olması halinde hükmün açıklanmasını sağlar. Hükmün tamamlanması ise hakkında karar verilmemiş bir talep bulunması durumunda eksik kalan hükmün tamamlanmasını amaçlar. Hükmün tashihi ise hükümdeki yazı veya hesap hatalarının düzeltilmesi için kullanılan bir yoldur.
Dolayısıyla tavzih hükmü açıklamaya, tamamlanma hükmü eksik kısmı tamamlamaya, tashih ise maddi hataları düzeltmeye yöneliktir. Bu nedenle her kurum yalnızca kendi amacı doğrultusunda uygulanmalıdır.
Sonuç
Hükmün tavzihi ve hükmün tamamlanması kurumları, mahkeme kararlarının açık, anlaşılabilir ve uygulanabilir olmasını sağlamaya yönelik önemli usul mekanizmalarıdır. Bu kurumlar sayesinde kararların uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek belirsizlikler veya eksiklikler giderilebilmekte ve yeni bir dava açılmasına gerek kalmadan sorun çözülebilmektedir.
Ancak bu kurumların kullanım alanı sınırlıdır. Tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesi veya yeni bir hüküm kurulması mümkün değildir. Aynı şekilde hükmün tamamlanması kurumu da yalnızca hakkında karar verilmemiş talepler bakımından uygulanabilir. Hatalı kararların düzeltilmesi ise ancak kanun yollarına başvurulması suretiyle mümkündür.
Bu nedenle uygulamada tavzih ve tamamlanma kurumlarının doğru şekilde kullanılması, hem usul ekonomisinin sağlanması hem de mahkeme kararlarının infazında ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki destek için iletişime geçiniz.

